قَالَ تَزْرَعُونَ سَبْعَ سِنِينَ دَأَبًا فَمَا حَصَدْتُمْ فَذَرُوهُ فِي سُنْبُلِهِ إِلَّا قَلِيلًا مِمَّا تَأْكُلُونَ
Kale tezraune seb’a sinıne deeba fe ma hasadtüm fezeruhü fı sümbülihı illa kalılem mimma te’külun
MEALLER | |
---|---|
Abdulbaki Gölpınarlı |
Yûsuf dedi ki Yedi yıl, âdet olduğu gibi ekip biçin, hâsılatın pek azını yiyin, geri kalanını saklayın. |
Abdullah Parlıyan |
"Yedi yıl boyunca, her zamanki gibi ekip biçin, ama hasat ettiğiniz ekini yemek için ayıracağınız az miktar dışında, öylece başağında bırakın. |
Adem Uğur |
Yusuf dedi ki Yedi sene âdetiniz üzere ekin ekersiniz. Sonra da yiyeceklerinizden az bir miktar hariç, biçtiklerinizi başağında (stok edip) bırakınız. |
Ahmed Hulusi |
(Yusuf) dedi ki "Yedi sene âdetiniz üzere ziraat yapın (ekersiniz)... Hasat ettiklerinizi de başağında bırakın... Yiyeceğiniz az (bir miktar) hariç." |
Ahmet Varol |
’Adetiniz üzere yedi yıl ekin ekin. Yiyeceğiniz az bir kısmı dışında biçtiklerinizi başağı üstünde bırakın. |
Ali Bulaç |
Dedi ki "Siz yedi yıl, önceleri (ektiğiniz) gibi ekin ekin, yediğinizin az bir kısmı dışında (kalanını) biçtiklerinizi başağında bırakın." |
Ali Fikri Yavuz |
Yûsuf şöyle dedi "-yedi sene âdetiniz üzere ziraat yapınız. Biçtikleriniz ekinleri (bozulmamak için) başaklarında bırakın, ancak yiyeceğiniz az bir miktarı döğün. |
Bayraktar Bayraklı |
“Yedi sene âdetiniz üzere ekin ekersiniz. Sonra da yiyeceklerinizden az bir miktar hariç, biçtiklerinizi başağında bırakınız.” |
Bekir Sadak |
Yusuf «Devamli yedi sene ekin ekip, bictiginiz ekinin yediginizden artanini basaginda birakin.» |
Celal Yıldırım |
(Yusuf ona) dedi ki «Yedi yıl âdetiniz üzere devamlı ekersiniz; yiyeceğiniz için az bir şey ayırmanız dışında biçtiklerinizi başağında bırakınız. |
Cemal Külünkoğlu |
(Yusuf şöyle) cevapladı “Yedi sene, adetiniz üzere ekin ekersiniz. Yiyeceğiniz az bir miktar hariç, biçtiğinizi başağında öylece bırakın (depolayın).” |
Diyanet İşleri |
Yûsuf dedi ki "Yedi yıl âdetiniz üzere ekin ekeceksiniz. Yiyeceğiniz az bir miktar hariç, biçtiklerinizi başağında bırakın." |
Diyanet Vakfı |
Yusuf dedi ki Yedi sene âdetiniz üzere ekin ekersiniz. Sonra da yiyeceklerinizden az bir miktar hariç, biçtiklerinizi başağında (stok edip) bırakınız. |
Edip Yüksel |
Dedi ki "Yedi yıl boyunca ekip biçtiğinizi, yediğiniz az bir kısmının dışında, başaklarında bırakıp depolayın." |
Elmalılı Hamdi Yazır |
Dedi ki «Yedi sene eskisi gibi ekeceksiniz, biçtiklerinizi başağında bırakınız, biraz yiyeceğinizden başka.» |
Fizil-al il Kuran |
Yusuf dedi ki; «Yedi yıl boyunca topraklarınızı nadasa bırakmaksızın ekip biçersiniz. Elde edeceğiniz ürünü, yiyecek olarak ayıracağınız az bir bölümü dışında başak halinde saklayınız. |
Gültekin Onan |
Dedi ki "Siz yedi yıl, önceleri (ektiğiniz) gibi ekin ekin, yediğinizin az bir kısmı dışında (kalanını) biçtiklerinizi başağında bırakın." |
Harun Yıldırım |
Dedi ki "Yedi yıl adetiniz üzere ekin, yediğinizin az bir kısmı dışında biçtiklerinizi başağında bırakın." |
Hasan Basri Çantay |
(Yuusuf) dedi «Yedi sene âdet (iniz) vech ile ekin ekin. Yiyeceğiniz az bir mıkdar haaric olmak üzere biçdiklerinizi başağında bırakın». |
Hayrat Neşriyat |
(Yûsuf) dedi ki `Âdet(iniz) üzere yedi sene (ekin) ekersiniz! Sonra biçtiklerinizden, yiyeceğiniz az bir mikdârın dışındakileri başağında bırakın!` |
İbn-i Kesir |
Dedi ki Yedi sene alıştığınız biçimde ekin. Yediğiniz bir mikdar dışında biçtiklerinizi başağında bırakın. |
İlyas Yorulmaz |
Yusuf "Yedi sene boyunca gayretle (ürünlerinizi) ekin. Hasat ettiklerinizin birazını yedikten sonra, diğerlerini başaklarıyla beraber bırakın (saklayın). |
İskender Ali Mihr |
"Yedi yıl eskisi gibi ekin ekin. Böylece (bunlardan) yediğiniz az bir kısmı hariç, hasat ettiklerinizi başağında bırakın." dedi. |
Kadri Çelik |
(Yusuf) Dedi ki "Siz yedi yıl, önceleri (ektiğiniz) gibi ekin, yediğinizin az bir kısmı dışında biçtiklerinizi başağında bırakın." |
Muhammed Esed |
(Yusuf şöyle) cevapladı "Yedi yıl boyunca her zamanki gibi ekip biçin ama hasad ettiğiniz ekini, yemek için ayıracağınız az bir miktar dışında, öylece başağında bırakın; |
Mustafa İslamoğlu |
(Yusuf) cevapladı "Öteden beri yapa geldiğiniz gibi yedi yıl ekip biçeceksiniz, fakat yiyeceğiniz az bir miktar dışında kalanı, daneyi başağından ayırmaksızın muhafaza edeceksiniz. |
Ömer Nasuhi Bilmen |
Dedi ki «Yedi yıl alelade ekersiniz. Sonra biçeceğiniz şeyleri başağı içinde bırakırsınız. Ancak yiyeceklerinizden biraz miktar müstesna.» |
Ömer Öngüt |
Yusuf dedi ki "Âdetiniz üzere yedi sene ekin ekersiniz. Sonra biçtiğiniz ekinin yediğinizden artanını başağında bırakınız. " |
Sadık Türkmen |
Dedi ki "Âdetiniz olarak siz yedi yıl ekin ekersiniz. Hasat ettiğinizi başağında bırakın. Ancak, yiyeceğiniz az bir miktarı alın. |
Seyyid Kutub |
Yusuf dedi ki; «Yedi yıl boyunca topraklarınızı nadasa bırakmaksızın ekip biçersiniz. Elde edeceğiniz ürünü, yiyecek olarak ayıracağınız az bir bölümü dışında başak halinde saklayınız. |
Suat Yıldırım |
Yusuf "Yedi sene, bildiğiniz şekilde ekin ekersiniz. Ama biçtiğinizi, yiyeceğiniz az miktar dışında, başağında bırakır, depolarsınız. |
Süleyman Ateş |
(Yûsuf) Dedi ki "Siz, âdetiniz üzere yedi yıl (ürün) ekersiniz. Biçtiğinizi başağında bırakırsınız, ancak yiyeceğiniz az bir mikdar(ı alırsınız, gerisini depolarsınız)." |
Şaban Piriş |
(Yusuf) -Yedi sene her zaman ki gibi, ekin ekersiniz, birazını yiyip, biçtiğiniz ekini sapında bırakın. |
Tefhim-ul Kur'an |
Dedi ki «Siz yedi yıl, önceleri (ektiğiniz) gibi ekin ekin, yediğinizin az bir kısmı dışında (kalanını) biçtiklerinizi başağında bırakın.» |
Yaşar Nuri Öztürk |
Yûsuf dedi "Alışılageldiği şekliyle yedi yıl ekin ekeceksiniz. Biçtiklerinizden yiyecek kadar az bir miktar alır, gerisini başağında bırakırsınız." |
Yusuf Ali (İngilizce) |
(Joseph) said "For seven years shall ye diligently sow as is your wont and the harvests that ye reap, ye shall leave them in the ear,- except a little, of which ye shall eat. |
قَالَ ḳāle |
(Yusuf) dedi ki | ق و ل |
تَزْرَعُونَ tezraǔne |
siz (ürünü) ekin | ز ر ع |
سَبْعَ seb’ǎ |
yedi | س ب ع |
سِنِينَ sinīne |
yıl | س ن و |
دَأَبًا deeben |
âdetiniz üzere | د ا ب |
فَمَا fe mā |
ne ki | |
حَصَدْتُمْ HaSadtum |
biçtiniz | ح ص د |
فَذَرُوهُ feƶerūhu |
bırakın onu | و ذ ر |
فِي fī |
||
سُنْبُلِهِ sunbulihi |
başağında | س ن ب ل |
إِلَّا illā |
hariç | |
قَلِيلًا ḳalīlen |
az bir mikdar | ق ل ل |
مِمَّا mimmā |
||
تَأْكُلُونَ te’kulūne |
yiyeceğiniz | ا ك ل |