Ali Fikri Yavuz 

1. And olsun, bürüdüğü zaman geceye,

2. Açılıb aydınlandığı zaman gündüze,

3. Erkeği ve dişiyi yaratana ki

4. Muhakkak çalışmanız çeşit çeşittir.

5. Amma kim (Allah yolunda harcar) verir ve Allah’dan korkarsa,

6. O en güzel kelimeyi, (Lâ ilahe İllAllah sözünü) tasdik ederse,

7. Biz, onu, (Allah’ın razı olacağı) en kolay yola hazırlarız.

8. Fakat kim cimrilik eder (dünya malına razı olur, Allah’ına) ihtiyaç göstermez,

9. Bir de en güzel kelimeyi (tevhidi) inkâr ederse;

10. Biz de onu, en şiddetli yola (ateşe) hazırlarız.

11. (Cehennem çukuruna) düştüğü zaman, onu malı kurtaramıyacak,

12. Muhakkak ki bize düşen, doğru yolu göstermektir.

13. Şübhe yok ki hem ahiret, hem dünya bizimdir.

14. İşte sizi, alevlendikçe alevlenen bir ateşle korkuttum.

15. Girer oraya ancak kâfir olan,

16. (Peygamberleri) inkâr eden ve (imandan) yüz çeviren...

17. Uzaklaştırılacaktır ondan, takva sahibi olan,

18. Malını (hayra) veren, (gösteriş yapmıyarak) temizlenen...

19. Onda, (bu takva sahibinde) hiç kimsenin bir nimeti yoktur ki, (yaptığı hayırlı amel) o nimete karşılık tutulmuş olsun.

20. O, ancak yüce Rabbinin rızasını kazanmak için verir.

21. Muhakkak o, ileride (Allah’ın kendisine ihsan edeceği cennet nimetlerinden ötürü) razı olacaktır. (Bu ayeti-i kerimeler, Hz. Ebu Bekir efendimizin Hz. Bilâl’i satın alarak kölelikten kurtarması üzerine, kendileri hakkında nazil olmuşlardır).