Sadık Türkmen 

1. Ant olsun, batmak üzere yükselenlere,

2. Yavaş hareketle ilerleyenlere,

3. Yüzüp Yüzüp gidenlere,

4. Hızla ilerleyenlere,

5. Işleri yürütenlere!..

6. O gün, şiddetli sarsıntı sarsar,

7. Ikinci bir sarsıntı da onu takip eder.

8. O gün, yürekler kaygıdan hoplar,

9. Gözler öne eğilir.

10. Diyorlar ki "Gerçekten biz diriltilip eski halimize döndürülecek miyiz?

11. Ufalanmış kemikler olmamızdan sonra ha?!"

12. "O durumda, hüsranlı bir dönüştür bu" dediler.

13. Oysa o, ancak bir tek çığlıktır!

14. Onlar, derhal uyanırlar/kalkarlar!

15. Musa’nin haberi sana geldi mi?

16. Hani, rabbi ona Tûvâ’da, mukaddes vadide seslenmişti

17. "firavun’a git; çünkü o azmıştır."

18. De ki "Arınıp temizlenmeye ne dersin/niyetin var mı?

19. Rabbine doğru sana rehberlik edeyim de gönülden ürperesin."

20. Ona büyük mucizeyi gösterdi.

21. O yalanladı ve isyan etti.

22. Sonra, koşarak geri döndü.

23. Derken, toplayıp bağırdı

24. "ben, en yüce Rabbinizim" dedi.

25. Bunun üzerine Allah da onu dünya ve ahiret azabıyla yakaladı.

26. Şüphesiz bunda, korkan kimse için bir ibret vardır.

27. Siz mi yaratılışça daha çetinsiniz, yoksa gökyüzü mü? Onu O bina etti.

28. Onun yüksekliğini yükseltti, ona belirli bir düzen verdi;

29. Gecesi karanlıkı ve gündüzü aydınlık oluyor!

30. Bundan sonra da yeryüzünü yayıp döşedi;

31. Ondan da suyunu ve otlağını çıkardı.

32. Orada dağlarını oturttu,

33. Sizin ve hayvanlarınızın geçimi için.

34. Ve böylece, o en büyük felâket geldiği zaman;

35. O gün insan neyin peşinde kOştuğunu hatırlar!

36. Ve görmeleri için cehennem de açıkça sergilenmiştir.

37. Artık her kim azgınlık etmiş

38. Ve dünya hayatını tercih etmişse,

39. Muhakkak ki cehennem, (onun için) barınak yeridir/onun varacağı yerdir!

40. Her kim de, Rabbinin makamından korkmuş ve kendini boş tutkulardan alıkoymuşsa,

41. Elbette varılacak yer cennettir!

42. Sana, o saatten soruyorlar "Ne zaman gelecek?" (diye).

43. Onun zamanını bildirmek nerede, sen nerede?!

44. Onun son bilgisi Rabbine aittir.

45. Sen ancak, ondan korkanlar için bir uyarıcısın!

46. Onlar onu gördükleri gün sanki sadece bir akşam vakti veya bir kuşluk vakti kadar kalmış gibi olurlar!